
hayır. insan bile bile acı çekmez. belki yalnız acı çektiğini bilebilir. böylelikle ona acı çektirecek ‘müstakbeli’ arzulayamaz. hele hele böylesi bir yarını kendi elleriyle hazırlayamaz. bu gücünü, iradesini aşar. olmaz. yapamaz. yapmamalı. en kördüğüm sıkıntılar dahi bir ömrün heba edilmesinden daha az ürkütücüdür. acı çekeceğinden ‘emin olarak’ kimse kendi ayakları üzerinde duramaz. durabildiği görülmemiştir. cesaret bir yere kadar. acı her yerde. her yanlış en az bir affı hakeder. her insan en az bir kere affedilmelidir. neden af dilemek hiçbir zaman bir yanlışı düzeltmez? korkular mı? onlar acı kadar gerçek değiller. insanlar korktukları için acıdan kaçamazlar ama acı çektikleri için korkunun kucağındadırlar. neden en derin acılar koca korkuları eritmek için bir bahane olmaz? insan acılarını korkularından daha çok mu göze alabiliyor? bu güç nereden geliyor? oysa korku bir yere kadar. acı her yerde. yalnızlık içe dönük ve dışa doğru vahşiliği körükler. dışsal bir hırçınlığı çeker. belki arsızlığı. korumasızdır. kendini korumaya çalıştıkça vahşileşir. vahşileştikçe dikkat çeker. yalnızlık bir bumerang, döner yine insanı vurur. olmaz. yapamaz. yapmamalı. yalnız kalamaz. yalnızlık bile bir yere kadar. acı her yerde. insan eşini bırakır. eşyasını bırakır. adını bırakır. hayatını bırakır. gidince yalnızlığı bile dünyada kalır. ama acıyla girer toprağa. yarın acısıyla birlikte tekrar uyanır. hayat bile bir yere kadar. acı her yerde. acıdan tek başımıza kaçamayız, ama birlikte kaçabileceğimiz birisi olmalı. belki o zaman daha çok insan olmalarımızla çekeceğimiz acının dahi bir anlamı olur. olmaz. yapamaz. yapmamalı. o ‘birisinden’ kaçmamalı. yoksa acı bulur. kurutur. kaçamaz. kaçmak bile bir yere kadar. acı heryerde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder