9.06.2011

Bi Koşu Ara'ya Gittim...



yaklaşık dört aydır blogla ilgilenemiyorum. bu sürenin bir kısmı blogspot'un kapalı olmasından dolayı geçmiş oldu. açıkçası o vakit başka bir servise geçmeyi hiç düşünmedim. neden düşüneyim ki? zaten küçük çaplı bir hayret içerisindeydim. yani onca yazıp çizdiğiniz şey bir anda, saniyeler içerisinde çöplük olabiliyor. hazır kapanmışken ben de bi bakayım dedim olmasa ne olur. yokluğunu hiç hissetmedim. internetin bu absorbe eden mahiyetini, onu fazla ciddiye almamak gerektiğini bir kez daha görmüş oldum. yani gün gelecek yazdıklarıma çöplük muamelesi gösterilecekse ben şimdiden internete bir klozet işlevi yükleyebilirim. gerçi daha fazlasını hiçbir zaman beklemedim netten. sosyal çevremi aradığım, aktardığım bir mecra, kemal-i ciddiyetle düşünerek yazılan bir alan değil de daha çok not tutmak, zihnimi kusmak, matbu bir yazının zorlayacağı sınırlardan ve endişelerden münezzeh ağzıma geleni geldiği gibi yazmak için kullandım. böyle gördüm hep. başka türlü görüp, daha fazlasını bekleyenlere, kendi bloglarına yazdıkça tatmin olanlara, büyük yazar kesilenlere de şaştım her zaman. zaten facebook, twitter'cıları saymıyorum bile. falan filan... başka ne oldu? evimle meşguldüm. zaman ayırmam gerekiyordu. ayırabildim mi? bilmem... sonra çok güzel başka şeyler oldu. onları sayıp dökerek tılsımını bozmayayım. evet, bu sürede bir nefes alayım dedim, bir Ara'ya gideyim. şöyle hayatıma biraz renk gelsin. kafamı dinleyeyim. bi koşu gittim, gördüm, biraz sohbet ettik ve geldim. ama hala blogla ilgilenme garantisini vermiyorum. onu her an ihmal edebilirim. nasılsa onu ihmal etmeme değecek çok şey var hayatımda...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder