11.07.2014

kancalık | muaz yanılmaz

beni bir ısrarın rüzgarı devirdi
yolların bulanık arzına kapılanalım
ağzımın kıvrımında bir ölü delirdi
yanmış paçavralarını savursun kalpağım

rahat vermiyorlar bir nefes kadar
kendimi de bırakıp kuytulara çelenk
bilsem kimin solgun derdiyim böyle
affetmeyeceğim kendimi bilenerenk

dökmediğim dert mi kaldı insan dostlarıma
birinden birine değmiştir yaralarım
-zamanı biraz tedavülde tutmalı-
hangi kanaldan geçecekse bu nehir
hangi susuz damarları çatlatacaksa
ona göre bir mesafe almalı
değil mi ki içinden çürüyen bir ölüymüşüm
insana kırık kanat takılmış ervahı ezelde
seraplanmış mutsuzluk mesafesi
anlasam bilmezdim bunca şeyi
kendime kapandım
meğer ne ağır yükmüşüm
-tüm ağırlık biçimlerini biraz unutmalı-

10.07.2014

the matador | the white buffalo söylüyor...

bu zincir | muaz yanılmaz

bu zincir kırılmıştır ince bir yağmur çizgisiyle
karartımdan geriye bir parça bile kalmamıştır
benim bildiğim ne varsa bende değilmiştir
bunu öğrenmek ince bir yağmur çizgisiyle olmuştur
herkes gibi sonraya bırakarak
yaşamayı, susmayı, ekmeği bölmeyi sonraya
zincirin kalbinde bir yara açılmıştır
tutamamıştır beni birarada
artık kırılmıştır
- e kadar; yarından da sonraya...

bu tıkırtılara bir hikmet lazımdır
görünmez bir el, bir tutkal belki
yoksa zincir çoktan kırılmıştır
amasız lütüflar geç kalmıştır
sayılmıştır bu şangırtım ertelenmiş bir hayata
defterim dürülmüş yazılar karalanmıştır
bir parça daha fazla parçalanmıştır harfler
toparlanamamıştır
görünmez bir el, bir tutkal belki
bu sancıları yapıştırır

say ki gece bir anne rahmi gibi ağrımıştır
tükürmüştür içini zamansız bir boşluğa
evet bu zincir karmakarışıktır
incinmiştir kırılmıştır
gücünü kimbilir nerede bırakmıştır
söylemesem de sırlamasam da nafile
içim ayan beyan dağılmıştır
bütün suç zincirin üstelik
çünkü zincir tam zamanında
tam ağzımı bükmüşken ben
en ince yerinden kırılmıştır

sakin | muaz yanılmaz

korkacak bir şey yok
martılar bizden yana uçuşur
deniz çarşaf gibi başka neden olabilir
kalırsak hancı doldurur elbet çayımızı
gidersek uzak sevgilimizdir
tüm güzel rüzgarlar saçlarında
gülümseyerek açılan tüm sabahlar bizden

çarşıların bismillahı olur bereketli
vakit bizden yana koşuşur
insanı serinleten bu ezan başka neden
az lokmaya bir mendil işlenir gül ilen
az nefse her menzil yakındır
tüm dolgun meyveler ağaçlarında
sorgusuz saçılan tüm tohumlar bizden

korkacak bir şey yok
Allah bizden yana duruşur
eli elimizde başka neden olabilir
ölürsek haneye kar kalır kavgamız
yaşarsak efkâra mahal yok
dünya gürültüyle bir an daha çoğaldıkça
sessizce kaçılan tüm yollar bizden

23.06.2012

parça parça - 2

"bağlam" ve "anlam" meselesi önemli... bir düşüncenin tartışılması ve anlaşılması için "ihtiyaç" çatısı altında bu iki kavramın birleşmesi gerekiyor. ihtiyaç olmaksızın yahut bir ihtiyacı doğurmaksızın bir düşüncenin bağlamından ve anlamından bahsedemeyiz. ihtiyaç duyulmayan bir bağlam anlamsız, anlamsız bir ihtiyaç bağlamsızdır.

4.06.2012

parça parça - 1

mutlak bir özgürlük yoktur. hiçbir şeyi salt istediğimiz için yahut tercihen yapmayız. bir kertenkele, kedi yahut alfa kurdunun iç güdüsel arayışları gibi arayışlardır insanınkiler de... ruhsal veya bedensel açlığımızı tercihen giderme yolunu seçmeyiz, buna mecburuz zaten, bu açlığı nasıl gidereceğimizi tercih ederiz sadece. nefes almayı tercih etmeyiz, aksini istemeyiz bile, nerede nefes alacağımızı belirleme gücünü elde etmeye çalışırız. dünyada istediğimiz için bulunmuyoruz, istemeseydik de sonucun değişmeyeceğinden eminiz, gideceğimiz güne dek nasıl yaşayacağımıza karar vermemiz gerekiyor, o kadar. planlarımızın, tercihlerimizin mutlak bize ait olduğundan bahsedemeyiz. mutlak özgürlükten bahsedemeyiz. abartılacak gibi değiliz ey insan kardeşlerim.

18.03.2012

18.10.2011

geceleyin büyür tüm çocuklar | muaz yanılmaz


uzandım geceye
biraz daha dedim biraz daha
Allah'ım biraz daha gece…
kalbimin anahtarını çevirecek
Allah'ım biraz daha gece…