31.12.2009

sigara üzerine | muaz yanılmaz

Çoğu zaman önyargılarımızın düğmelerini çözemez, bencilliğimizin ayartmalarına karşı koyamaz, hayatın yalnızca bizim kurallarımızla katlanılabilir, özgürleştirilebilir bir yer olduğuna dair inadımızı kıramayız. Çoğu zaman diyorum ama aslında her zaman bu böyledir. Peki, neden insan ‘azlığının’ ne kadar çok olduğunu nadiren fark ediyor? Daha doğru soru yanılgısını ne zaman fark ediyor?

Sanırım gün gelip tökezlediğinde, arkasına bakması gerektiğine dair etrafında ipuçları yakaladığında, her şeyin hızla değiştiğini, örneğin güneşin artık daha çığırtkan baktığını, acılara değil sevinçlere dahi ‘ortak’ bulunamadığını, öksürüklerin daha hırıltı koktuğunu v.s. fark ettiğinde netleşiyor bulanıklığı, yanılgısı, uzayan saçlar gibi gürleşen pişmanlığı.

Her neyse, konumuz sigara biliyorum. Ama sigaranın zararları filan değil. Sigara yazarken içimden başındaki ‘s’yi büyük yazmayı geçirecek kadar ona duyduğum saygıyı anlatmak istiyorum. Çünkü ben ‘yanılgısızlığımı’ değil ‘yanılgılarımı’ yazmak istiyorum. Bu beni daha berraklaştırıyor, çoğaltıyor. Benim önyargılarımdan, yanılgılarımdan birisi de sigara vesselam.



Çoğu kimsenin pişkinlikle karşı olduğu, bazılarının artistlik olsun diye elinden düşürmediği, ama kimilerinin de içini efkârla dolduran, ciğerlerini boğazda düğümlenen bir yumruğun dumanıyla kirleten, çayla ya da kahveyle değil, en güzel geceden sıyrılıp sabaha doğru günün ilk ışıkları belirirken eski çağlardan kalma bir soylulukla tek başına içilen şu sigarayı böylesi tehlikeli bir ‘ceza çağında’ yazarak reklam yapmak istemiyorum. Yapmıyorum da zaten. Herkesin aklı var fikri var. Okuma yazması olmayan çocuklar da reşit değiller zaten. Eh okuyabilecek kadar reşit olanlar da içmesinler. Zararlıdır sigara. İçmeyi hak etmeyenlere.

Sigara ciğeri kirletir belki ama nefesi temizler; alışılmış bir güzelliğin ‘an’lara böldüğü, kırılmış, diyelim ki unutulmuş, dikenli her nefesi temizler sigara. Eğer kalbinizi, sokağınızı, hatıranızı, tüm ah’ları yakamıyorsanız en güzel sigara yakılır böyle zamanlarda. Ben sigaraya konuşmamak, hep susabilmek için başladım ya, güzelliği bu işte sigaranın; şunun şurasında her müptelası için ayrı bir nazı bulunan kaç felaket vardır?

Şu çılgınca fikrimi söylemeyeceğim. Bir gün karşılaşırsak belki öğrenirsiniz. Ama elleriyle hayatı dürtükleyenler şu şehrin kanayan alanlarını bulup da oradan upuzun çocuklar gibi nefeslerine yaslanarak geçeceklerse bunu sadece sigarayla başarabileceklerdir. Haberleri olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder