
Yavuz Argıt, İSAM kütüphanesine 25.000 civarında kitabı barındıran kendi özel koleksiyonunu bağışlamış bir kitap muhibbi… Ömrü hayatında nice kitabı okumuşluğundan, ne kadar çok ve çeşit kitabı toplamışlığından ve bu koleksiyona ne kadar ücret ödemişliğinden çok, ab-ı hayatı kitaplarda bulan Argıt’ın bu sevda için nasıl bir “bedel” ödemeyi göze aldığı ile ilgiliyim. Yaklaşık altmış yıl ömrünü kitap okumakla geçirmiş bir sebilhaneden bahsediyoruz. Dile kolay tam altmış yıl bilfiil aralıksız okumak… Bu kendisine diğer tüm “normal” insanların alışkanlıklarından, adetlerinden ve ihtiyaçlarından arî bir dünya kurmak demek… Aslında gerçek bir yalnızlık… Bazen daha çok okuyabilmek için yemekleri soğuk yiyerek, onları ısıtmakla geçecek süreyi de kitaplara bağışlayan bu kişi acaba neden böyle acele ediyordu? Bu iştah neyin nesiydi?
Böylesi kimselere neden yazmazlar diye hep hayıflanmışımdır. Belki okumanın böylesi kadar yazmak da ayrı bir kabiliyet meselesi… Demek ki o okuma istidadında birisiydi. Onbinlerce kitabı yüklenen zihninde kim bilir ne fırtınalar kopuyordu oysa. Bu fırtınaların etkisini yalnızca kendisi hayattayken onunla ilişkiye geçebilmiş, yanında yöresinde bulunabilmiş kimseler hissedebildi sanırım. Gerçi Prof. M. Akif Aydın onu hiç, birisiyle uzun boylu sohbet ederken görmediğini söylüyor. Anlaşılan o fırtınanın geriye bıraktığı tek iz koleksiyonu… Bir de ölümünden sonra dostlarının yayınladığı “Yavuz Argıt Armağanı” kitabı… Keşke fırtınalarını yazabilmiş olsaydı. Kendisini rahmetle anıyor ve en az bir defa eli tozlu kitaplara değmiş herkesi bir fatiha okumaya davet ediyoruz.
Ps. Yavuz Argıt Armağanı kitabı sanırım İSAM kütüphanesinden temin edilebilir. Kendisi hakkında ayrıntılı bilgiyi bu kitaptan edinebilirsiniz. İlgililere duyurmuş olalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder